requiem for men who can’t say “I love you”

I couldn’t seem sweeter than when I was
looking at you on that street
even in my childhood photos

when the power cuts out, I can find
like a handy thief
without breaking any stuff
the keyhole of your door 
where the combi boiler pipe snakes out of your house
the corner of your favourite seat that you love falling asleep on

flower-selling gypsies are victims of urban transformation
the government hates parks
what if I mention taking flowers home
fuck flowers!
which garden, anyway, can smell better than your hair?

after a movie in Filmekimi festival
(say an Almodovar or a Jarmusch movie)
I can kiss your insidious aphtha for hours

if you didn’t make a promise to someone else
I would love to get caught together
in the anticipated big Istanbul earthquake

there isn’t a single deserted island left for us
at least one Starbucks on each of them
what would you say to sailing to a brand-new sea
in which we’ll be the first to swim
(afterall I trust my creativity about the “3 things”)

sometimes you know
when I can’t feel comfortable
unless siding with the underdog
I am the Kurd,
I also have friends
shall we be minority in different parts of the world?

this perfection of your sweaty curved back
I need to find out if it is seasonal
would it be going too far to ask:
can you stay until the winter has passed?

and finally, the day you leave me with a relentless goodbye
(or maybe not even finding me worthy of such one)
if I don’t go down to 10 men, while playing well
my heart would be assigned a trustee most likely

I lvoe oyu

footnote:
I did not intend to make
a foolish contribution to the popular belief that
men struggle hard to say “I love you”
I see now
I had underestimated you so badly


“seni seviyorum” diyemeyen erkekler için requiem

çocukluk fotoğraflarımda bile
sana o sokakta baktığım kadar şekerli çıkmadım

elektrik kesik olduğunda senin
kapının anahtar deliğini
mutfaktaki kombinin evi terk ettiği yeri
uyuyakalmayı en çok sevdiğin koltuğun köşesini
hiçbir eşyayı kırıp üzmeden
hünerli bir hırsız gibi bulabilirim

çingeneler kentsel dönüşüme kurban
hükümet parklardan nefret ediyor
çiçek alıp eve götürmek desem
siktir et çiçekleri
zaten, hangi bahçe saçlarından güzel kokabilir ki?

ağzında çıkmış olan sinsi aftı
filmekiminde bir film sonrası
(Almodovar diyelim, Jarmusch veya)
saatlerce öpebilirim

beklenen büyük Istanbul depremine
başkasına sözün yoksa eğer
birlikte yakalanalım isterim

düşebileceğimiz tek ıssız ada kalmadı artık
hepsinde en az bir Starbucks
yepyeni denizlere açılmaya
ilk defa ikimizin yüzeceği bir su bulmaya ne dersin?
(akabinde “3 şey” konusundaki yaratıcılığıma sonuna kadar güveniyorum)

bazen bilirsin
tutunca eksik tarafta olma damarım
benim Kürt,
arkadaşlarım da var
farklı coğrafyalarda azınlık olsak?

terli sırtının kıvrımlarına ait bu mükemmelliğin
mevsimsel olup olmadığını öğrenmek zorundayım
kış geçene kadar kalır mısın, diye sorsam
çok mu ileri gitmiş olurum?

ve nihayet acımasız bir vedayla gittiğin gün
(belki o kadarını bile layık görmeden hatta)
iyi oynarken 10 kişi kalmazsam
en iyi ihtimalle kalbime kayyım atarlar

seniyorum sevi


dipnot:
erkeklerin çok zor “seni seviyorum” dediğine dair
yaygın inanca ahmak bir katkı daha
vermek değildi, hiç değildi oysa niyetim
seni gerçekten hafife almışım

Lungs Project