Appellate

the wet signature on my letter
of resignation from tarry nights
you
the only exception of my loneliness

the longing for a world in which
Scorsese wins an Osssscar with “The Departed”
but tells the Academy to fuck off
you
the safety island I couldn’t pick out
as I stroll my way down to Dolmabahçe 
and the alluring lipstick 
of a brunette
so very beautiful 
and potentially harmful
a hometown folk tune in Livatya
at 3:30 in the morning

you
one revolution away from blood-thirsty loves
in a village nearest to revolution
in the foothills of a volcano nearest to the village
as if crouching barefoot
and lighting up a cigarette
Nina Simone, my sister
don’t let me be misunderstood

you
like kissing Fidel’s hand visa-free in the Atlantic
there is the Akdeniz* to our south
if both seas start with the same letter
and if it is deemed acceptable
if the referee did not see this
breaking the routine with its climate
hot and dry in summer
cold and dry again in winter
rock rock and roll
the Taurus Mountains and the bend
if you are a Yoruk
those mountains have a well, named Peynirlikönü Cave
you are from there
like a dead friend**
drawing water out of the well

romantic as a single-armed hero
making history in wars
you
the only exception of my loneliness


*Akdeniz: The Mediterranean Sea in Turkish language.
**Mehmet Ali Özel: A Bogazici University Speleology Club member caver, who lost his life in August 2001 during a tragic flood disaster.


Temyiz

Katran gecelerden istifa ederken verdiğim
Mektubun altındaki ıslak imza
Sen
Yalnızlığımın tek istisnası

Scorsese’nin The Departed’la ossskkkar alıp
Akademi’ye siktir çektiği bir dünya özlemi
Sen
Dolmabahçe’ye doğru hızla inerken
Farkedemediğim refuj
ve esmer
ve çok güzel
ve çok yanlış bir kadının
Dudağındaki davetkar ruj
Sabah üç buçukta
Livatya’da memleket havası

Sen
En kanlı aşklara bir devrim uzakta
Bir devrime en yakın köyde
Bir köye en yakın yanardağın eteğinde
Yalınayak çömelmiş de
Sigaraya ateş alır gibi
Nina Simone abla
Beni yanlış anlama

Sen
Fidel’in elini öpmek gibi
Vizesiz
Bizim güneyimiz akdeniz
İkisi de a’yla başlıyorsa ve bu sayılıyorsa
Hakem bunu görmediyse
İkliminde ezber bozmak
Yazlar sıcak ve kurak
Kışlar soğuk ve yine kurak rak rakın rol!
Yörüksen toroslar ve viraj
Peynirlikönü mağarası diye bir kuyusu var o dağların
Sen
O kuyudan su çeken ölü bir arkadaşımız gibi oralı*

Tek koluyla savaşlarda
Tarihe geçen bir kahraman kadar romantik
Sen
Yalnızlığımın tek istisnası


*Ağustos 2001’de yaşadığı bir sel felaketiyle hayatını kaybeden BÜMAK üyesi mağaracı Mehmet Ali Özel



requiem for men who can’t say “I love you”

I couldn’t seem sweeter than when I was
looking at you on that street
even in my childhood photos

when the power cuts out, I can find
like a handy thief
without breaking any stuff
the keyhole of your door 
where the combi boiler pipe snakes out of your house
the corner of your favourite seat that you love falling asleep on

flower-selling gypsies are victims of urban transformation
the government hates parks
what if I mention taking flowers home
fuck flowers!
which garden, anyway, can smell better than your hair?

after a movie in Filmekimi festival
(say an Almodovar or a Jarmusch movie)
I can kiss your insidious aphtha for hours

if you didn’t make a promise to someone else
I would love to get caught together
in the anticipated big Istanbul earthquake

there isn’t a single deserted island left for us
at least one Starbucks on each of them
what would you say to sailing to a brand-new sea
in which we’ll be the first to swim
(afterall I trust my creativity about the “3 things”)

sometimes you know
when I can’t feel comfortable
unless siding with the underdog
I am the Kurd,
I also have friends
shall we be minority in different parts of the world?

this perfection of your sweaty curved back
I need to find out if it is seasonal
would it be going too far to ask:
can you stay until the winter has passed?

and finally, the day you leave me with a relentless goodbye
(or maybe not even finding me worthy of such one)
if I don’t go down to 10 men, while playing well
my heart would be assigned a trustee most likely

I lvoe oyu

footnote:
I did not intend to make
a foolish contribution to the popular belief that
men struggle hard to say “I love you”
I see now
I had underestimated you so badly


“seni seviyorum” diyemeyen erkekler için requiem

çocukluk fotoğraflarımda bile
sana o sokakta baktığım kadar şekerli çıkmadım

elektrik kesik olduğunda senin
kapının anahtar deliğini
mutfaktaki kombinin evi terk ettiği yeri
uyuyakalmayı en çok sevdiğin koltuğun köşesini
hiçbir eşyayı kırıp üzmeden
hünerli bir hırsız gibi bulabilirim

çingeneler kentsel dönüşüme kurban
hükümet parklardan nefret ediyor
çiçek alıp eve götürmek desem
siktir et çiçekleri
zaten, hangi bahçe saçlarından güzel kokabilir ki?

ağzında çıkmış olan sinsi aftı
filmekiminde bir film sonrası
(Almodovar diyelim, Jarmusch veya)
saatlerce öpebilirim

beklenen büyük Istanbul depremine
başkasına sözün yoksa eğer
birlikte yakalanalım isterim

düşebileceğimiz tek ıssız ada kalmadı artık
hepsinde en az bir Starbucks
yepyeni denizlere açılmaya
ilk defa ikimizin yüzeceği bir su bulmaya ne dersin?
(akabinde “3 şey” konusundaki yaratıcılığıma sonuna kadar güveniyorum)

bazen bilirsin
tutunca eksik tarafta olma damarım
benim Kürt,
arkadaşlarım da var
farklı coğrafyalarda azınlık olsak?

terli sırtının kıvrımlarına ait bu mükemmelliğin
mevsimsel olup olmadığını öğrenmek zorundayım
kış geçene kadar kalır mısın, diye sorsam
çok mu ileri gitmiş olurum?

ve nihayet acımasız bir vedayla gittiğin gün
(belki o kadarını bile layık görmeden hatta)
iyi oynarken 10 kişi kalmazsam
en iyi ihtimalle kalbime kayyım atarlar

seniyorum sevi


dipnot:
erkeklerin çok zor “seni seviyorum” dediğine dair
yaygın inanca ahmak bir katkı daha
vermek değildi, hiç değildi oysa niyetim
seni gerçekten hafife almışım


Tunca Çaylant graduated from Boğaziçi University with a degree in Management Information Systems. He currently works as a freelance editor and translator in Istanbul, Turkey. His poems have appeared in several national and international magazines, as well as the Black Poetry Anthology. His first book of poetry, Araftar, was published by Yasakmeyve in 2015.